A PHP Error was encountered

Severity: Notice

Message: Undefined index: HTTP_ACCEPT_LANGUAGE

Filename: core/Public_Controller.php

Line Number: 89

Backtrace:

File: /var/www/html/application/core/Public_Controller.php
Line: 89
Function: _error_handler

File: /var/www/html/application/core/Public_Controller.php
Line: 51
Function: language_control

File: /var/www/html/index.php
Line: 282
Function: require_once

İSTANBUL’DAKİ SAHABİLER | Büyük İstanbul Tarihi

İSTANBUL’DAKİ SAHABİLER

İstanbul, Hz. Muhammed (s.a.v.)’in şehrin fethini müjdeleyen hadislerinin de etkisiyle, sahabe neslinin (Hz. Peygamber’in yakın arkadaşları) ilgisini çekmiştir. Abdullah b. Ömer, Abdullah b. Abbas, Abdullah b. Zübeyr gibi pek çok sahabi, İstanbul kuşatmalarına katılmışlardır. Halid b. Zeyd Ebu Eyyub el-Ensarî, Ebu Şeybe el-Hudrî başta olmak üzere çok sayıda sahabe İstanbul’a defnedilmişlerdir. Halk arasında Eyüp Sultan ismiyle şöhret bulan Halid b. Zeyd Ebu Eyyub el-Ensarî başta olmak üzere buraya defnedilen sahabeler Müslümanların sonraki seferlerinde de etkili olmuştur. Fatih döneminden itibaren, Halid b. Zeyd Ebu Eyyub el-Ensarî ve Ebu Şeybe el-Hudrî kabirleri başta olmak üzere sahabe mezarlarının üzerine türbeler, bazıları adına makamlar yapılmıştır.

Kendileri onlardan olmasalar da sahabilerle gelip kuşatmalar sırasında vefat eden diğer kimseleri de İstanbul halkı “sahabi” olarak değerlendirmiş ve bunların kabirlerini de “sahabe kabri” olarak nitelemiştir. Onların doğup geldikleri beldelere gidemeyen İstanbullular o beldelerle olan gönül bağlarını âdeta bu zatlar üzerinden devam ettirmişlerdir.

Hayatla ölümün iç içeliği, ölümün yakınlığı bu kabir ve makamlarla hissedilmiş, bu kabirlerin varlığı semt ve şehir halkı için manevi merkezler kabul edilmiştir.

1- İstanbul’da türbe veya makamı bulunan sahabeleri tanıtan levha

Sayıları 30’a yaklaşan İstanbul’daki sahabe kabir ve makamları sadece halk nezdinde kıymetli değildir; padişahlar başta olmak üzere idareciler tarafından da yakın ilgi görmüş, ziyaret edilmişlerdir. Padişah ve idareciler onlar için türbeler inşa ettirmiş ve zaman zaman kabir ve türbelerin tamir ve bakımlarını yaptırmışlardır.

İstanbul’daki sahabilerin en çok bilineni “Mihmandar-ı Resul” Halid b. Zeyd Ebu Eyyub el-Ensarî’dir. Fatih Sultan Mehmed’in İstanbul’da yaptırdığı ilk eser, Eyüp Sultan Türbesi ve bu türbe etrafındaki cami, medrese, imaret ve hamamdan oluşan külliyedir. Sultan I. Ahmed’in genişletme çalışmaları sonucu bugünkü şeklini alan türbeye Sultan III. Selim, II. Mahmud ve Sultan II. Abdülhamid de önemli hizmetler icra etmişlerdir. Osmanlı hükümdarlarının meşruiyetlerini kazanma zemini olan kılıç kuşanma törenlerinin burada yapılmasıyla türbe, devlet protokolünde önemli bir yer işgal etmiştir. Padişahlar her önemli olayın öncesinde ve sonrasında, çeşitli vesilelerle burayı ziyaret etmişlerdir.

2- Hamdulllah el-Ensarî Türbesi

3- Ebu Saîd el-Hudrî Türbesi

Defni müteakip Bizanslılar tarafından ziyaret mahalli yapılan bu sahabinin kabri, fethin ardından İstanbul halkı tarafından mübarek beldelerin bir şubesi gibi görülmüş, Peygamber’imizin Medine’deki kabri ile bu kabir arasında benzerlik ve paralellik kurulmuştur. Ayvansaray’a kadar olan mıntıka içinde meyhaneler, kumar oynatan kahveler, ortaoyunu mahalleri açılması yasaklanmıştır. Hacca gidenler burayı ziyaret etmeden yola çıkmamışlardır. Eyüpsultan semti yabancı ziyaretçiler tarafından ruhani mekânların en güzeli sayılmıştır. Eyüpsultan’da oturan bazı gayrimüslimler bile her sabah Eyüp Sultan Türbesi’ni ziyaret etmeden işyerlerini açmamışlardır. Şehir dışından gelen bazı kimseler için de, Eyüp Sultan Türbesi’nin varlığı İstanbul’u ziyaret sebebi kabul edilmiştir. Bu sahabenin İstanbul’daki varlığı sadece Osmanlı devrinde değil, günümüzde de İstanbul’u dinî ziyaret merkezleri arasında önemli konuma yükseltmiştir.

Peygamber’imizin süt kardeşi olan ve sefer sırasında 85-90 yaşlarında bulunan Ebu Şeybe el-Hudrî el-Ensarî, kuşatma sırasında surlar içerisinde şehit düşen sahabelerdendir. Ayvansaray’da surlar içerisinde Tokludede Haziresi’nde bulunan ve fethi müteakip Fatih Sultan Mehmed tarafından yaptırılan türbesinin, İstanbul halkı tarafından en az Eyüp Sultan Türbesi kadar ilgi gösterilen ziyaret mahallerinden olduğu kaynaklarda belirtilmektedir. Sultan II. Bayezid, Çorlulu Ali Paşa ve Sultan II. Mahmud, türbeyi tamir ettiren ve bakımına önem veren devlet adamlarıdır. Pek çok sahabinin İstanbul kuşatması esnasında bu bölgede şehit düşmesinden dolayı bölge “sahabeler haziresi” olarak da bilinmektedir. Hz. Hamdullah el-Ensarî, Hz. Ahmed el-Ensarî, Hz. Muhammed el-Ensarî ve Hz. Ka‘b türbeleri buranın etrafında türbesi bulunan diğer sahabilerdir.

İçinde ve etrafında sahabi kabirleri barındıran, önem ve özellikleri Bizans dönemine kadar ulaşan, her ikisi de kiliseden camiye Koca Mustafa Paşa tarafından çevrilen mekânlardan birisi Kocamustafapaşa Camii, diğeri de Hz. Cabir Camii olarak da bilinen Atikmustafapaşa Camii’dir. Cabir isminde bir sahabiye ait olduğu bildirilen kabir Atikmustafapaşa Camii minberinin altında bulunmaktadır. Bu kabir de gerek halk gerekse yöneticiler tarafından yoğun şekilde ziyaret edilmiştir. Sultan I. Mahmud’un ziyaretinin ayrıntılarını onun sır kâtibinin günlüklerinden ayrıntılı olarak okuma imkânı bulunmaktadır. Diğer yapı, Kocamustafapaşa Camii haziresi de İstanbul’un en fazla ziyaret edilen mekânlarındandır. Burada da Hz. Hüseyin’in çocukları olduğu söylenen kerimeteynin (iki kız) türbesi ile yukarıda adı geçen Hz. Cabir’in eşi Dâye Hatun ve onların ihtida etmesine vesile oldukları, zamanın kralının Müslüman olmuş kızının kabirleri bulunmaktadır.

Biri Eyüpsultan’da diğeri Üsküdar Karacaahmet Dergâhı yanında bulunan Ebu’d-Derda, Fatih Ayvansaray Karabaş Mahallesi’nde bulunan Ebu Zer el-Gıfarî, Edirnekapı Kariye Camii yanında bulunan Ebu Said el-Hudrî, Karaköy Yeraltı Camii içindeki Amr b. el-Âs kabirleri de İstanbul halkı tarafından ziyaret edilmiş makamlardır.

Eğrikapı civarında, surların iç ve dış kısımlarında bulunan sahabe kabirleri de ayrıca dikkat çeken yapılardır. Karaköy Yeraltı Camii içinde ve Sultanahmet Camii ile Ayasofya Camii arasında yer alan Abdurrahman-ı Şamî makam türbeleri de İstanbul halkının sahabe kabri olarak ziyaret ettiği, onlar vasıtasıyla Hz. Peygamber ile irtibat kurduğu mahallerdendir.

Ni‘melceyş’in evvelûnunu oluşturan bu sahabe türbe, kabir ve makamlarını İstanbul halkı bağrına basmış, belli günlerde ziyaret etmeyi bir vazife saymış, onlar aracılığıyla Hz. Peygamber’e bağlılıklarını pekiştirmişlerdir. Bu dinî mekânlar sadece halk tarafından değil, idareciler tarafından da değer ve önem verilen mekânlar olmuştur. Sultan II. Mahmud, neredeyse bu türbe, kabir ve makamların hepsinin bakımını yapmış, hepsini tamir ve tadilattan geçirmiştir. Sahaflar Şeyhizade Esad Efendi, bu dönemde yapılan tamirler için tarihler düşürmüş, Hattat Yesarîzade Mustafa İzzet Efendi tarafından yazılan kitabeler türbelerin kapılarına asılmıştır.

4- Muhammed el-Ensarî Türbesi

Allah Resulü pek çok şehir ve ülkenin fethedileceğini sadece işaret ederken, sıra İstanbul’a geldiğinde, fatihini “ni‘me’l-emîr” (mutlu komutan) ve askerini de “ni‘me’l-ceyş” (mutlu asker) olarak vasıflandırmıştır. Merhum Ali Yardım Hoca’nın deyimiyle, “Kısa, kesin kararlı ve ümitli bir ifade ahengini sergileyen Fetih Hadisi’nin Le-tüftehanne’deki ses tonunda, Bizans surlarını sarsan top güllesinin sesini duymamak mümkün değildir.” Bu hadis, İstanbul’a sahabiler hediye etmiş, bir devlet adamı bahşetmiş ve sırtı okşanmış bir ordu kazandırmış, nihayet bütün bunları içinde barındıran bir medeniyet armağan etmiştir.

İstanbul mezarları medeniyetimizin en önemli unsurlarındandır. Bunlar içerisinde sahabe kabir ve makamlarının ayrı bir yeri vardır. Geçmişte olduğu gibi zamanımızda da İstanbul şehir kimliğinin ayrılmaz parçaları, buraya düşen yıldızlar mesabesinde olan sahabilerin kabirleridir. Bu kabirler, İstanbul’un İslam’ın ilk dönemleriyle bağ kurmada en önemli tarihî fonksiyonu üstlenmiş, dünden bugüne bu bağın hatırlardaki canlılığını muhafaza etmiştir.

KAYNAKLAR

BOA, A.AMD, 89/17.

BOA, C.BL, nr. 398.

BOA, C.EV, nr. 24565.

BOA, HH, nr. 27472.

BOA, İ.EV, 1318, N.5.

BOA, İ.HUS, 1312, B.97.

BOA, İ.MVL, 17873.

BOA, Teşrifatçılık Defteri, nr. 676.

Âsitâne-i Aliyye’de Medfûn Olan Ashâb-ı Kirâm Efendimiz Hazerâtının Makâm-ı Âlîlerini Mübeyyen Risâle, Süleymaniye Ktp., Nuri Arlasez, nr. 301, vr. 44b-46a.

İmamzâde Mehmed Es’ad Efendi, Değeri ve Tesiri Açısından Fetih Hadîsi ve Feth-i Kostantîniyye, haz. Necdet Yılmaz, İstanbul 2002.

İşli, Necdet, İstanbul’da Sahâbe Kabir ve Makamları, Ankara 1987.

Moravî Zekeriyyâ b. Beşîr, Risâletü’l-mübeşşire bi-bekâi’l-Kostantîniyye, Süleymaniye Ktp., Esad Efendi, nr. 1139.

Uyar, Gülgün, “Bir Risâle, Bir Türbe, Bir Menkıbe: İmam Süyûtî’ye ait Risâlenin Işığında Çifte Sultanlar Türbesi’ne Bir Bakış”, Osmanlı Araştırmaları, 2009, sy. 34, s. 231-282.

Ünver, A. Süheyl, İstanbul’un Mutlu Askerleri ve Şehit Olanlar, Ankara 1976.

Yılmaz, Necdet, Coşkun Yılmaz, İstanbullu Sahâbeler, İstanbul 2013


Bu makale Antik Çağ’dan XXI. Yüzyıla Büyük İstanbul Tarihi adlı eser içerisinde 2015 yılında yayımlanmıştır.

Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.

ALT BAŞLIKLAR
İlgili Makaleler